Donakaldım. Bakışlarımı gözlerinden ayıramıyordum. İçimdeki mantık kaçmamı, geri çekilmemi söylerken, tenim ve kalbim tam tersine, onun yaydığı o yoğun sıcaklığa doğru çekiliyordu.
Uzun zamandır unuttuğum o kadınlık hissi, dokunulma ve görülme arzusu, bir volkan gibi yüzeye vurmak üzereydi.Neden buradasın o zaman?” diye sordum, sesim bir fısıltıdan farksızdı.
“Çünkü artık dayanamadım,” dedi. Gözleri yüzümün her santiminde, dudaklarımda, boynumun kenarında geziniyordu. “Aylardır geceleri tavanın ardından duyduğum o sessizliği dinliyorum.
Yalnızlığını, iç çekişlerini, odadan odaya yürüyüşlerini biliyorum. Senin de en az benim kadar nefessiz kaldığını, bu kederin altında ezildiğini biliyorum.”