G-892JKVGF0C

Oğlumun görebileceğiniz en güzel altın sarısı bukleleri vardı.

Berrin’deki Pazar yemeği çok kalabalıktı. Murat’ın kız kardeşi ve kocası, erkek kardeşi ve çocukları... Berrin’in artık aileden sayılan cami grubundan üç arkadaşı. Yemek odasına ve koridordaki ek masaya yayılmış kuzenler... Berrin’deki Pazar yemeği çok kalabalıktı. Berrin döktürmüştü. Fırın kebabı masadaydı, ekmekler sıcacıktı. Bir ara Arda’nın kazınmış kafasını okşayıp, "Bak, şimdi daha iyi hissetmiyor musun tatlım? Çok daha derli toplu oldu," dedi. Arda tabağına baktı ve cevap vermedi. Yanındaki Lale nazikçe elini abisinin koluna koydu. Çatalımı masa örtüsüne bastırdım ve sadece nefes almaya odaklandım. Murat uzun süre hiçbir şey söylemedi. Yemeğin 15. dakikasında peçetesini çok titiz bir şekilde katlayıp tabağının yanına koydu. Sonra yavaşça ayağa kalktı. Berrin döktürmüştü. Masa sessizliğe büründü. Murat sandalyesinin yanına uzandı, evrak çantasını masanın üzerine koyup çıt diye açtı. İçinden bir belge çıkardı; Berrin bunun ne olduğunu gördüğü an, sanki birisi tıpayı çekmiş gibi yüzünün bütün kanı çekildi. "Murat," dedi. "Lütfen bana bunun düşündüğüm şey olmadığını söyleMurat, belgeyi masanın üzerinden ona doğru kaydırarak, "Tam da düşündüğün şey anne," dedi sertçe. Berrin bunun ne olduğunu gördüğü an yüzünün bütün kanı çekildi. Bu resmi bir ihtarnameydi. Resmi. Yazılı. Murat’ın sakin bir sesle açıkladığı gibi, bir avukat tarafından incelenmişti. Eğer çocuklarımıza bir daha herhangi bir şekilde müdahale ederse, tüm iletişim kesilecekti. Ziyaret yok. Telefon yok. İstisna yok. Berrin, öfkeden deliye dönmüş gözlerle kağıttan başını kaldırdı. "Sen aklını kaçırmışsın," diye tısladı. "Ben senin annenim. Bu delilik." "Tamamını oku anne," dedi Murat otoriter bir sesle. "Ben senin annenim. Bu delilik." Berrin elini masaya vurdu. "Burada oturup bana bu şekilde davranılmasına izin vermeyeceğim!" Masa tamamen sessizdi.
Reklamlar