G-892JKVGF0C

Herkes Ondan Umudu Kesti:

Dikişi açma… Önce içindekini gör…”

Rıza Taşdelen’in parmakları Nadire’nin bileğinden kaydı. Gözleri yeniden kapandı. Saffet, duyduklarını anlamaya çalışırken bir adım öne çıktı.


“Ne demek istiyor? Yaranın içinde ne var?”

Nadire cevap vermedi. Gaz lambasını biraz daha yaklaştırdı.Dikişlerin birinin diğerlerinden farklı olduğunu gördü. Siyah ipliklerin arasında, derinin altına doğru uzanan kalınca bir düğüm vardı. Oysa ayı pençesinin açtığı yarada böyle bir düğüm bulunmamalıydı.

“İlyas, sandığımdaki ince uçlu maşayı getir.”

Genç adam aceleyle sandığı açtı. Nadire temizlediği aletle düğümün kenarını yokladı. Rıza’nın nabzını yeniden kontrol ettikten sonra kararlı bir sesle konuştu.


“Yaranın içinde yabancı bir şey var. Önce onu çıkarmam gerekiyor.”

Saffet şaşkınlıkla başını salladı.

“Doktor Şakir görmemiş olabilir mi?”

“Birazdan öğreneceğiz.”

Nadire, bozulan dokunun ve şişliğin ardında saklanan sert parçayı fark ettiğinde yüzü soldu. Eski bir kumaş parçasına sarılmış küçük, metal bir tüptü bu. Tüpün ucu, yaranın içinde sıkışıp kalmıştı. Nasıl yerleştirildiğini düşünmek bile istemedi.


“Birisi bunu bilerek koymuş,” diye fısıldadı.

Turgay öfkeyle yumruğunu duvara vurdu.

“Kim yapar böyle bir şeyi?”

Nadire tüpü temiz bir beze bıraktı. Sonra Saffet’e döndü.

“Bunu saklayın. Şimdi Rıza’yı kurtarmaya çalışacağız. Suçluyu sonra ararız.”
Reklamlar