Ayrılırken masamın çekmecesindeki eşyaları topladım. İlk işe başladığım gün aldığım küçük not defteri hâlâ oradaydı. İçinde öğrenmek istediğim programları, yapmak istediğim projeleri yazmıştım. O sayfalara bakınca kendime kızmak yerine şefkat duydum. Altı yıl önceki Selen büyük umutlarla gelmişti. Şimdi o umudu tamamen kaybetmeden başka bir yere götürebilirdim.
Yeni işyerinde ilk zor toplantıya girdiğimde sesimin yeniden rahatça çıktığını fark ettim. Fikrimi söyledim, bir soruya cevap veremediysem araştıracağımı belirttim. Kimse bunu kişisel bir zayıflık gibi kullanmadı. Küçük, sıradan bir çalışma anıydı. Ama güven duygusunun çoğu zaman böyle sıradan anlarla kurulduğunu o gün daha iyi anladım.