G-892JKVGF0C

Kendimden yaşça küçük erkek beni do... Devamını oku ..

Gecenin karanlığı Sen Nehrinin sularına vururken, Paris her zamanki dinginliğiyle değil, gizemli bir fırtınayla çalkalanıyordu.

42 yaşındaki Élodie, Sorbonne’da sanat tarihi profesörüydü. Zekası, kendinden emin duruşu ve kestane rengi gözlerindeki derinlikle, girdiği her odanın havasını tek bir bakışıyla değiştirebilecek olgunluktaydı. O gece, Le Marais’nin ara sokaklarında yer alan, sıradan fanilerin bilmediği saklı bir caz kulübünün köşesindeki deri koltukta kırmızı şarabını yudumluyordu.Yanına yaklaşan adım sesleri ritmik ve özgüvenliydi. Julien, 24 yaşında, Paris'in aykırı restorasyon mimarlarındandı. Gençliğin getirdiği o cesur, tutkulu ve kuralsız enerji gözlerinden okunuyordu. Ancak Élodie gibi bir kadının karşısında sıradan lafların işe yaramayacağını biliyordu.

"Yüzünüzdeki ifade..." dedi Julien, Élodie’nin masasına hafifçe eğilerek. "18. yüzyıl tablolarındaki o çözülemeyen sır gibi. Ama o tabloların aksine, siz bu gece keşfedilmeyi bekliyorsunuz."
Reklamlar