G-892JKVGF0C

Oğlum. Teklifini reddeden annesine öyle bir şey yaptı ki ayrıntılar

Mektubun sonunda ilk maaşından ayırdığı küçük bir tutarı borcuna karşılık gönderdiğini yazmıştı. Daha önce söz verdiği gibi değil, gerçekten göndermişti.

O akşam işlemeli beyaz örtüyü dolaptan çıkardım. Üzerindeki çay lekesi tamamen geçmemişti. Bir süre ona baktım. Sonra örtüyü yeniden katladım.

Altı ay sonra Oytun’la ilk kez halka açık bir kafede buluştuk. Oraya tek başıma gitmedim; Necla yakınlarda bekliyordu. Oğlum kilo vermiş, yüzü olgunlaşmıştı. Yanıma yaklaşmadan önce izin istedi.

“Sana sarılabilir miyim?”

Bir an düşündüm. “Bugün değil,” dedim.

Başını salladı. “Tamam anne.”

İşte o gün, değişimin ilk gerçek işaretini gördüm. Çünkü ilk kez hayır cevabımı cezalandırmaya çalışmamıştı.

Kafenin kapısından çıkarken arkamdan seslendi.

“Anne, eskiden ne zaman üzülsem beni kurtarırdın. Bu kez niye kurtarmadın?”

Döndüm. Yüzünde öfke yoktu, gerçekten cevabımı bekliyordu.

“Çünkü bu kez senden kurtarılması gereken kişi bendim,” dedim.

Gözleri doldu. Başını eğdi ama tartışmadı. Otobüs durağına doğru yürürken dönüp bir kez el salladı. Ben de karşılık verdim. Aramızda birkaç metre değil, onarılması gereken yıllar vardı. Bu gerçeği kabul etmek acı veriyordu; yine de ilk defa umudum, onun verdiği büyük sözlere değil, gösterdiği küçük davranışlara dayanıyordu.

Bir gün yeniden birbirimize güvenip güvenemeyeceğimizi bilmiyordum. Fakat artık şunu biliyordum: Bir anneyi anne yapan şey her şeyi affetmesi değildir. Bazen en büyük sevgi, korkuya rağmen sınır çizebilmek ve sevdiği insanın kendi davranışlarının sorumluluğunu almasına izin vermektir.

Ben oğlumu sevmekten vazgeçmedim. Sadece onu severken kendimden vazgeçmeyi bıraktım
Reklamlar