G-892JKVGF0C

Köyün ağasına kuma olarak gittik ilk geceden bizi Ters i..Devamını oku

Otuz sekiz yaşında, çevredeki dört köyde arazileri bulunan, herkesin karşısında sesini alçalttığı bir adamdı. Uzun boylu, geniş omuzlu, koyu renk gözleri olan Kadir Ağa’nın adı geçtiğinde kadınlar konuşmayı keser, erkekler ceketlerinin düğmesini iliklerdi.

Onun hakkında türlü söylentiler vardı.

Ama hiçbiri neden aynı gün iki kadınla evlendiğini açıklamıyordu.

Ailelerimize söylediği tek şey şuydu:

“İkisini de ayrı tutmayacağım. İkisinin de hakkı bende birdir.”

Babam borç içindeydi.

Suna’nın ailesinin ise ekinleri o yıl tamamen kurumuştu.

Kimse bunu yüksek sesle söylemese de ikimizin de hayatı, ailelerimizin kurtuluşu karşılığında değiştirilmişti.Düğün sona erdiğinde konağın avlusunda davullar sustu.

Misafirler birer birer dağıldı.

Suna ile yan yana yürürken ellerinin titrediğini gördüm.

Benimkiler de titriyordu.

Üzerimizde ağır gelinlikler, saçlarımızda gün boyu taşımaktan başımızı ağrıtan tokalar vardı.

Konağın üst katına çıktığımızda yaşlı hizmetçi Zehra Hanım bize karşılıklı iki oda gösterdi.

“Bunlar sizin odalarınız.”

Suna şaşkınlıkla bana baktı.

Ben de aynı şeyi düşünüyordum.

Kadir Ağa hangimizin odasına gelecekti?

Zehra Hanım sanki aklımızdan geçeni anlamış gibi gözlerini yere indirdi.

“Bekleyin,” dedi. “Ağa birazdan gelir.”

Odama girdim.
Reklamlar