G-892JKVGF0C

Köyün ağasına kuma olarak gittik ilk geceden bizi Ters i..Devamını oku

Suna başka bir dosyayı açtı.

Onun ailesinin borcunun karşısında da aynı kelime bulunuyordu.

Tam o anda arkamızdan bir ses geldi.

“Size gitmeyin demiştim.”

Kadir kapının önünde duruyordu.

Suna hızla ona döndü.

“Bizi satın aldın mı?”

Kadir’in yüzü sertleşti.

“Hayır.”

“Öyleyse bunlar ne?”

Kadir içeri girdi.

Duvarlardaki fotoğraflara baktı.

“Babamın yaptığı şeylerin kayıtları.”

Kadir’in babası Rıza Ağa yıllar boyunca köyde borç verdiği ailelerin kızlarını zorla evlendirmiş, topraklarına el koymuş ve kendisine karşı çıkanları köyden göndermişti.

Kadir on sekiz yaşında konağı terk etmişti.

Yirmi yıl sonra babası öldüğünde geri dönmüş, kasalarda onlarca aileye ait senet ve tapu bulmuştu.

“İki yıldır hepsini geri veriyorum,” dedi.

Suna hâlâ öfkeliydi.

“Bizimle evlenmen gerekiyordu yani?”

“Hayır.”

İlk kez Kadir’in sesi kırıldı.

“Bu benim hatamdı.”

Bize baktı.

“Köyde borçlarını sildiğim kadınlara ne söylendiğini biliyor musunuz? Benim metresim oldukları söylendi. Yardım ettiğim dul kadınlara başka şeyler söylendi. Sizin aileleriniz de aynı dedikodudan korktu.”

Gerçeği yavaş yavaş anlıyordum.

Kadir evlilik teklif etmişti.

Ama ailelerimiz bunu kurtuluş kabul etmişti.

Kadir ise geleneklerin içinde sıkışmış iki genç kadını koruduğunu sanmıştı.

“Asıl yanlışım,” dedi, “size ne istediğinizi sormamaktı.”

Sonra cebinden iki kâğıt çıkarıp masaya koydu.

İkisi de imzalıydı.

“Yarın sabah isterseniz bu evliliklerin iptali için şehre gideriz. Ailelerinizin borçları yine silinmiş kalacak. Kimse sizi geri dönmeye zorlayamaz.”

Suna şaşkınlıkla baktı.

“Peki gidersek?”

“Size ait olan toprağı da alıp gidersiniz.”

“Ya kalırsak?”

Kadir bu kez bana baktı.
Reklamlar