Çünkü babam ölmeden önce her şeyi itiraf etti. Ama bu işin içinde benim de suçum vardı."
O an içime korkunç bir his çöktü.
"Ne yaptın?"
Hakan ayağa kalktı.
"On dokuz yaşındaydım. Babam bir gece beni hastaneye çağırdı. Muhasebe odasındaki bazı dosyaları yok etmemi istedi. Ona güvendim. Ne yaptığımı sorgulamadım."
Gözlerime bakamadı.
"Yaktığım dosyaların annenin topladığı deliller olduğunu sonradan öğrendim."
Geriye doğru sendeledim.
"Bunu bilerek mi yaptın?"
"Hayır. Ama öğrendiğimde de sustum."
İçimdeki öfkeyi tarif edemezdim.
Annemin ölümünden sonra yıllarca onun fotoğrafına sarılarak ağlamıştım. Hakan ise bütün bunları biliyor, geceleri yanımda uyurken tek kelime etmiyordu.
"Evimizden çıkmanı istiyorum."
Hakan bana inanamaz gözlerle baktı.
"Lütfen..."
"Şimdi!"
Cihan sessizce ayağa kalktı.
"İsterseniz ben de gideyim."
Başımı salladım.