Cihan derin bir nefes aldı.
"O fotoğraftaki üçüncü adam benim."
Şaşkınlıktan konuşamadım.
Cihan sandalyesine oturdu ve yıllardır içinde taşıdığı sırrı anlatmaya başladı.
Yirmi sekiz yıl önce annem, Hakan'ın babasının sahibi olduğu özel bir hastanede muhasebeci olarak çalışıyormuş. Cihan ise hastanenin teknik servisinde görevliymiş.
Bir gün annem, hastanenin hesaplarını incelerken ciddi usulsüzlükler keşfetmiş. Hastalardan alınan bazı paralar kayıtlara geçirilmiyor, sahte faturalar düzenleniyormuş.
Annem durumu hastane yönetimine bildirmiş.
Fakat bilmediği bir şey varmış.
Bu usulsüzlüklerin arkasındaki kişi bizzat Hakan'ın babasıymış.
"Annen dürüst bir kadındı," dedi Cihan. "Gördüklerini unutmayı reddetti."
Boğazım düğümlendi.
"Peki, sonra ne oldu?"
Cihan'ın gözleri doldu.
"Annen bütün belgeleri topladı. Savcılığa gitmeye hazırlanıyordu. Fakat o gece hastaneden çıkarken bir araba ona çarptı."
Nefesim kesildi.
Çocukluğum boyunca annemin dikkatsiz bir sürücünün neden olduğu trafik kazasında öldüğünü düşünmüştüm gorsele do'kunun diger bölüm sonraki sayfada...