G-892JKVGF0C

Ortaya Çıkan 40 Yıllık Sır

Kızım Pelin’in üç yaş günü için Antalya’daki evimizin arka bahçesinde sade bir havuz partisi düzenlemeye karar vermiştik. Hava pırıl pırıldı; bahçe, çocukların havuzda sıçrattığı sular ve aile büyüklerimizin neşeli sohbetleriyle dolup taşıyordu.

Partiye üvey annem Rüya da katılmıştı. Babam Murat ile yirmi yıl önce evlenen Rüya ile aramızda hiçbir zaman sıcak bir bağ kurulmamıştı. Yıllar süren mesafeli duruşun ardından, birbirimizin hayatına müdahale etmeden yaşamak ailemizin yazısız bir kuralı haline gelmişti. Yine de Pelin’in bu özel gününde bahçe kapısından içeri girdiğini gördüğümde içtenlikle sevinmiştim.İlk birkaç saat her şey mükemmel ilerledi. Çocuklar dondurma peşinde koşarken, yetişkinler ızgara başındaki babamın yanından ayrılmıyordu. Tam o sırada Rüya havuzdan çıkıp şezlonguna doğru yürümeye başladı.

O an dondurma sırasına koşan Pelin aniden olduğu yerde durdu. Gözlerini Rüya’ya dikti ve arka bahçedeki herkesin duyabileceği bir ses tonuyla bağırdı:

“Anne bak! Babam onun içinde! Onu hemen kurtarman lazım!”

Masadakiler önce büyük bir kahkaha patlattı. Ben de üç yaşındaki bir çocuğun hayal gücünün ürünü olan komik bir cümle sandığım için gülümsedim. Ancak durumun ciddiyeti birkaç saniye sonra değişti. Pelin’in yüzünde komik bir ifade yoktu; aksine derin bir korku ve panik içindeydi.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Reklamlar