Leyla değişmeye başladı. Yavaş yavaş. Kızı doktor kontrollerine götürmeye başladı. Gerektiğinde Mete'yi uyardı. Bir gece, sessizce kapılarının önüne bir battaniye bıraktı. Geri kalanını zaman halletti. Bebek doğmak üzereyken, Leyla ve kocası bir karar verdiler; genç çiftin ayrı eve çıkmasına yardım edeceklerdi. Biraz birikmiş paralarını onlara küçük ama konforlu bir daire tutmak için kullandılar. Kız ağladı. Mete ne diyeceğini bilemedi. Leyla sadece, "Huzurla yaşayın diye," dedi. Üç yıl sonra, ev yeniden canlanmış gibiydi. Kahkahalar vardı. Koridorlarda koşturan bir çocuk. Ve sonunda—bir düğün. Kusursuz değil. Ama gerçek. Leyla sessizce izledi. Mete ona baktığında, başıyla onayladı. Bu kadarı yeterliydi. Hayat eskisi gibi olmadı. Ama yeni bir şeye dönüştü. Daha dolu bir şeye. Çünkü aile demek, mükemmellik demek değildir.