İki aylık." Arkasın yaslandı, bu haberin ağırlığına alışmaya çalışıyordu. Sonra kocasına baktı. "Biliyor muydun?" Kocası başıyla onayladı. "Bir aydır." Leyla kısa, keyifsiz bir kahkaha attı. "Bir aydır... ve burada mı yaşıyor?" "Sana sürpriz yapmak istedik," dedi adam hızlıca. "Sürpriz mi?" diye tekrarladı kadın. Bu kelime hiç de hoşuna gitmemişti. Açıklamalar birbirini izledi; garip, darmadağınık ve yarım yamalak. Mete'nin odası çok küçüktü. Böylesinin daha iyi olacağını düşünmüşlerdi. Kocası diğer odaya geçmişti. Kız nihayet konuştu, sesi titriyordu. "Özür dilerim... Sorun çıkarmak istememiştim." Leyla ona ilk kez düzgünce baktı. O sadece bir davetsiz misafir değildi. Gençti. Gergindi. Korkmuştu. Ve hamileydi. Leyla'nın içindeki bir şeyler yumuşadı; sadece birazcık. "Adın ne?" "Leyla (Lusiya)." Zaman sessizlik içinde geçti. Sonra gerçekler yavaşça gün yüzüne çıktı. İhanet değildi. Leyla'nın o ilk anda hayal ettiği şey değildi. Sadece kafa karışıklığıydı. Yanlış kararlar. Doğru bir şeyler yapmak için atılan beceriksiz adımlar. Her şey bittiğinde Leyla derin bir iç çekti. "Bu iş çok kötü yönetilmiş," dedi. Hepsi başıyla onayladı. "Ama... olan olmuş bir kere." Hepsinden teker teker özürler dilediler. Leyla üçüne de baktı. İfadesi hafifçe yumuşadı. "Pekala," dedi en sonunda, "hadi yemek yiyelim. Yemek getirdim... ve onları ziyan etmeyeceğim." Bu her şeyi düzeltmedi. Ama havayı yumuşattı. Sonraki günler mükemmel değildi. Garip sessizlikler ve hatalar yaşandı. Ama aynı zamanda küçük nezaket anları da vardı. Beklenmedik kahkahalar