G-892JKVGF0C

gün saat sabah 11 sularında

Kocası orada duruyordu; oğullarının odasından çıkmıştı, saçları darmadağındı, hâlâ yarı uykulu gibiydi. Gördüğü şeyi anlaması sadece bir saniyesini aldı. Süpürgeyi tutan Leyla. Açık yatak odası kapısı. Sessizlik. "Leyla, bekle!" Kadın süpürgeyi savuramadan ileri atılıp kolunu tuttu. "Bırak beni!" diye bağırdı Leyla, sesi çatallanarak. "Lütfen, beni dinle!" "Neyi dinleyecekmişim?!" Kurtulmaya çalıştı ama adam onu tutuyordu; canını yakmadan ama bırakmayı da reddederek. "Mete!" diye bağırdı. "Uyan!" Bir an sonra oğulları belirdi; kafası karışmış ve sersemlemiş bir haldeydi. Ve onun arkasından— O kız. Aynı kız. Leyla içindeki bir şeylerin tekrar parçalandığını hissetti; ama bu sefer farklıydı. Sadece öfke değil. Daha ağır, daha karmaşık bir şey. "Anne...?" dedi Mete usulca. Bir an kimse konuşmadı. Leyla süpürgeyi yavaşça indirdi. Kocası kolunu dikkatlice bıraktı. "Hadi oturalım," dedi adam fısıltıyla. Oturma odasına geçtiler. Leyla kaskatı bir halde, önüne bakarak oturdu. Mete ve kız yan yana oturdular. Kocası ise gergin bekleyişini sürdürüyordu. Sessizlik çok yoğundu. Nihayet Leyla konuştu. "Hayır. Önce... bana onun kim olduğunu söyleyin." Mete yutkundu. "O benim kız arkadaşım." Kelime boşlukta asılı kaldı. "Ve... o hamile." Her şeyin rengi değişti. Leyla, bunu idrak etmeye çalışarak gözlerini kırpıştırdı. "Kaç aylık?"
Reklamlar