Beni hasta ve yalnız bırakan iki oğlum

Dün akşam, yoğun bir kar fırtınası vardı. Pencereler zangırdıyor, rüzgâr bacada uğulduyordu. Tam çay koymuştum ki kapım hafifçe tıklandı. Bu havada kim dışarıda olabilirdi?Kapıyı açtığımda karşımdaki uzun boylu, kendinden emin genç adamı tanıyamadım.

“Buyurun?” dedim.

“Sanırım beni hatırlarsınız,” dedi sakin ama duygulu bir sesle. “Yirmi yıl önce, dağda.”

Kalbim hızlandı. Yüzüne dikkatle baktım. Gözleri… Evet, o gözleri unutamazdım.

“Emre?” dedim fısıltıyla.
Reklamlar