Kız kardeşimle bir yetimhanede ayrıldık

Hayat etrafımızda akıp giderken, bisküvi reyonunun ortasında öylece kalakaldık.

Yan taraftaki küçük bir kafeye gittik. Kızı — Ayşe — sıcak çikolata istedi. Biz, neredeyse hiç dokunmadığımız kahveler söyledik.

Yakından bakınca hiç şüphe yoktu. O Zeynep’ti. Sadece büyümüştü.

“Beni unuttuğunu sanmıştım,” dedi ağlayarak.

“Asla,” dedim. “Ben de senin beni unuttuğunu sanmıştım.”

Güldük — acıyla rahatlamanın aynı anda geldiği o gülüşle.

Bilekliği yıllarca bir kutuda sakladığını anlattı. Ayşe sekiz yaşına bastığında ona vermiş.

“Kaybolmasını istemedim,” dedi.

Ayrılmadan önce bana baktı ve şöyle dedi:Sözünü tuttun.”

Ona sarıldım.

Otuz iki yıl sonra, kız kardeşimi sonunda bulmuştum.

Zaman hiç geçmemiş gibi davranmadık. Yavaş başladık — mesajlar, telefonlar, ziyaretler. İki hayatı dikkatle birbirine dikerek.

Onu onlarca yıl aradım.

Onu böyle bulacağımı hiç hayal etmemiştim.

Ve yine de — her şey tam olması gerektiği gibiydi.Kız kardeşimle bir yetimhanede ayrıldık
Reklamlar