Kız kardeşimle bir yetimhanede ayrıldık

Yetimhaneyi artık düşünmene gerek yok,” derdi evlat edinen annem.

“Artık ailen biziz.”

Ben de Zeynep’ten yüksek sesle bahsetmemeyi öğrendim.

Ama zihnimde, o hiç kaybolmadı.

On sekiz yaşıma bastığımda yetimhaneye geri döndüm. Yeni çalışanlar. Yeni çocuklar. Aynı dökülen duvarlar.

Eski adımı, yeni adımı, kız kardeşimin adını verdim. Bir kadın ince bir dosyayla geri geldi.

“Sizden kısa bir süre sonra evlat edinilmiş,” dedi.

“Adı değiştirilmiş. Dosyası kapalıYıllar sonra tekrar denedim. Cevap aynıydı.

Kapalı dosya. Detay yok.

Hayat devam etti. Okudum, çalıştım, çok genç yaşta evlendim, boşandım, taşındım, terfi aldım. Dışarıdan bakıldığında, düzenli ve biraz sıkıcı bir hayatı olan sıradan bir yetişkin kadın gibiydim.Ama içimde, kız kardeşim hiç gitmedi.
Reklamlar