Her hareket, sabırsız ama bir o kadar da derin bir haz dalgası yaratıyordu. Matteo’nun güçlü, kararlı ritmi ile Giulia’nın esnek, davetkâr karşılığı birbirine karıştı. Zaman yavaşladı; Floransa’nın öğle sıcağı, odanın içindeki tutkunun yanında serin kalıyordu. Giulia, ellerini Matteo’nun kürek kemiklerine bastırarak onun her hareketini bedeninin derinliklerinde hissetti.
Yükselen tutku dalgası nihayet zirveye ulaştığında, ikisi de aynı anda, birbirlerinin adını fısıldayarak o yoğun hazza teslim oldular. Bedenleri titredi, nefesleri birbirinin teninde eridi.Dakikalar sonra, fırtına dinmişti. Giulia, başı Matteo’nun göğsünde, onun düzenli kalbinden çıkan sesleri dinliyordu. Matteo ise parmaklarını Giulia’nın nemli saçlarında gezdiriyor, diğer eliyle belini kavrayarak onu kendine yakın tutuyordu. Dışarıda güneş yavaşça batıya kayıyor, odadaki altın sarısı ışık yerini tatlı bir alacakaranlığa bırakıyordu. Floransa sessizdi, zaman ağır akıyordu ve oda, tutkunun ve ipek kokusunun izleriyle doluydu.