Matteo yavaşça aşağıya kaydı. Öpücükleri köprücük kemiğinden başlayarak karnına, oradan da iç bacaklarının sıcaklığına doğru ilerledi. Giulia, üzerindeki kontrolü kaybetmenin getirdiği o tatlı hazla gözlerini kapattı. Matteo’nun dokunuşları, teninde kıvılcımlar çaktırıyor; her temas, içindeki yangını biraz daha büyütüyordu. Aralarındaki çekim sadece bedensel değil, birbirlerinin ritmini ezbere bilen iki ruhun uyumuydu.Giulia daha fazla dayanamayarak Matteo’yu yukarı, kendi seviyesine çekti. Bakışları buluştuğunda, söyleyecek kelimelere ihtiyaçları kalmamıştı. Bedenleri tam bir uyum içinde birleştiğinde, odadaki tek ses düzensizleşen nefesler ve dışarıdan gelen hafif yaz rüzgârıydı.