Aylar süren terapilerin ardından kızımın o bukle bukle güzel saçları yeniden uzadı. Mert, mahkeme kararıyla kızını sadece gözetim altında görebiliyordu. Annesinin hasta olduğunu söyleyip görüşmek istediğinde ise tek bir cevap verdim: “Kızımın saçlarını kazıyan bir insan bu eve adım atamaz.”
Şimdi kızımla balkonda oturup kıvırcık saçlarını tararken gözlerindeki o korkunun yerini huzura bıraktığını görüyorum. Bir zamanlar o tokatla ailemin yıkıldığını sanmıştım; oysa yıkılan şey bir aile değil, yalanlar üzerine kurulmuş bir hapishaneden ibaretmiş. Kızım artık biliyor ki, bu dünyada sesi ne kadar küçük olursa olsun, arkasında dağ gibi duran bir annesi var.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.