Bedriye parmağını kızıma sallayarak, “Aynı anası gibi! Cepleri boş geldi bu aileye, şimdi de çocuk eşyalarımızı çalıyor,” diye bağırdı.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.Kızımı korumak için bağırdığımda kayınpederim Rıza üzerime yürüdü: “Bu evde sesini yükseltme! Seni kimin beslediğini unutma!” Ardından öyle şiddetli bir tokat attı ki, yüzüm cam kapıya çarptı. Dudğum patladı, kanlar çeneme aktı. Kızım çığlık atarken kayınvalidem ve görümcem kıllarını bile kıpırdatmadan izlediler.
Ağlamayı kestim. O an içimde bir şeyler tamamen koptu. Odaya gidip kıyafetlerimizi, evraklarımızı ve kızımın oyuncaklarını valize doldurdum. Çıkarken Bedriye “Bu kapıdan çıkarsan bir daha dönemezsin!” dedi. Umursamadan çıktım.Bursa’da işte olan kocam Mert’e mesaj attım: “Baban bana vurdu, annen de çalınan bilezik için Masal’ın saçlarını kazıdı.” Mert’ten gelen cevap ise şok ediciydi: “Annem çok üzgün, hemen eve dönüp herkesten özür dile. Olay çıkarma, biz bir aileyiz.”
Kocamın numarasını anında engelledim. O gece şehir merkezinde bir otele yerleştik. Kızım elimi sımsıkı tutarak uykuya daldı. Onun kel kafasını okşarken aniden yıllar önce salonun kitaplığına gizlediğim güvenlik kamerasını hatırladım. Telefonumdan kamera uygulamasını açtım ve geçmiş kayıtları yüklemeye başladım.