Bursa’da işte olan kocam Mert’e mesaj attım: “Baban bana vurdu, annen de çalınan bilezik için Masal’ın saçlarını kazıdı.” Mert’ten gelen cevap ise şok ediciydi: “Annem çok üzgün, hemen eve dönüp herkesten özür dile. Olay çıkarma, biz bir aileyiz.”
Kocamın numarasını anında engelledim. O gece şehir merkezinde bir otele yerleştik. Kızım elimi sımsıkı tutarak uykuya daldı. Onun kel kafasını okşarken aniden yıllar önce salonun kitaplığına gizlediğim güvenlik kamerasını hatırladım. Telefonumdan kamera uygulamasını açtım ve geçmiş kayıtları yüklemeye başladım.Ekran netleştiğinde, üç gün öncesinin kayıtlarını geriye sardım. Karşıma çıkan görüntüler, bu ailenin sadece zalim değil, aynı zamanda korkunç bir tuzak kurduğunu kanıtlıyordu…Kamera kayıtlarını izlerken midem bulandı. Saat tam ikiydi; Bedriye dışarı çıktığında görümcem Büşra gizlice annesinin odasına giriyor ve altın bileziği alıp kendi çantasına saklıyordu!
Bedriye eve dönüp bileziğin kaybolduğunu fark ettiğinde ise Büşra suçsuz 3 yaşındaki Masal’ı işaret ediyordu. Ardından ekrandaki en korkunç sahne başladı: Büşra, çığlıklar atan küçük Masal’ın bacaklarını tutuyor, Bedriye ise ağlayan sabinin saçlarını tıraş makinesiyle acımasızca kazıyorduHemen avukat arkadaşım Nalan’ı aradım. Görüntüleri ve ertesi gün aldığımız darp raporunu, çocuk psikoloğu raporunu adli makamlara sunduk. Gazeteci kuzenim Pelin aracılığıyla da isim vermeden bu olayı haber yaptırdık. Olay kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve çevremizdeki herkes bu ailenin kim olduğunu anladı.
Köşeye sıkışan Büşra ağlayarak ses kaydı attı: “Bileziği borçlarım yüzünden ben çaldım. Annem beni korur diye suçu Masal’a attım, lütfen davayı çek!”