Günler geçti. Yeni bir eve taşındım. Daha küçük, daha sade ama tamamen benim. Duvarlara resimler astım; masaya çiçek koydum. İşimde yeni bir proje aldım. Kendi adımla, kendi imzamla. Akşamları pencereden sokağı izlerken, içimde bir sızı değil; hafif bir gurur vardı.
Bir akşam telefonum çaldı. Tanımadığım bir numara. Açmadım. Mesaj geldi: “Konuşmamız gerek.” Sildim. Bazı konuşmalar, hiç başlamamalıdır.