G-892JKVGF0C

Kocam 35 yıl boyunca her sabah saat 4’te kendini

Anahtar deliğine eğildiğimde önce hiçbir şey göremedim. Banyonun içi karanlıktı. Cemil ışığı yakmamıştı. Yalnızca lavabonun üzerinde duran küçük gece lambasının solgun ışığı kapının altından sızıyordu. Tam geri çekilecektim ki içeriden bir ses duydum. Cemil ağlıyordu. Otuz beş yıldır her sabah saat dörtte yaptığı şeyin bu olduğunu düşünmek bile içimi parçaladı. Ama sonra başka bir ses işittim. Bir kadının sesi. Fısıltıyla konuşuyordu. “Bugün de geldin mi?” Nefesim kesildi. Elimi ağzıma kapattım. Dizlerimin bağı çözülecek gibi oldu. Cemil'in başka bir kadınla konuştuğuna artık emindim. Fakat birkaç saniye sonra içeriden gelen cevap, bütün düşüncelerimi değiştirdi. “Geleceğim demiştim. Sözümü tutacağım.” Kadının sesi titriyordu. “Bunca yıl sonra hâlâ bizi bırakmadın.” Bizi… Bu kelimeyi duyduğum anda kalbim daha hızlı atmaya başladı. Cemil'in başka bir kadını mı vardı? Yoksa yıllardır benden sakladığı başka bir ailesi mi? Kapının koluna uzanıp içeri girmek üzereydim. Fakat tam o sırada Cemil'in sesi yükseldi. “Artık zamanı geldi. Neriman'ın bunu öğrenmesi gerekiyor.” Donup kaldım. Benim adımı duymuştum. Demek konu bendim. Geri çekilip koridorun karanlığına saklandım. Birkaç dakika sonra kapı açıldı. Cemil dışarı çıktı. Yüzünü yıkamıştı ama gözleri kıpkırmızıydı. Beni görmedi. Sessizce yatak odasına döndüm. O sabah onun yanına uzandığımda gözlerimi kapattım ve uyuyormuş gibi yaptım. Cemil yatağa girdi, uzun süre kıpırdamadan tavana baktı. Sonra elini uzatıp benim elimi tuttu.
Reklamlar