G-892JKVGF0C

Kendimden yaşça küçük erkek beni g... Devamını oku ...

Yine geç saatlere kadar kalmışsın, Céleste," dedi Julien, paltosunu yavaşça çıkarıp askıya asarken. Sesi, galerinin yüksek tavanlı salonunda sıcak ve davetkar bir tonda çınladı.

Céleste fırçasını kenara bırakıp arkasına yaslandı. Dudaklarında beliren hafif, gizemli bir gülümsemeyle ona baktı. "Bazı şeyler aceleye gelmez, Julien. Tıpkı tuvaldeki boyanın kuruması gibi... Zaten seni bekliyordum."Julien ağır adımlarla masaya yaklaştı. Her adımı, aralarındaki çekimi daha da yoğunlaştırıyordu. Masanın üzerine bir şişe Bordeaux şarabı ve iki billur kadeh bıraktı. Mantarı yavaşça çıkardı, şarabı kadehlere doldururken bakışlarını bir an bile Céleste’in gözlerinden ayırmadı.
Reklamlar