gelin ise kayınvalidesinin kendisinden nefret ettiğini düşünerek buna katlandı, ta ki bir gün yanlışlıkla o vazolardan birini kırana kadar

Vakit kaybetmeden kayınvalidemin evine gittim ve yüzüğü avucuna bıraktım. Uzun bir sessizliğin ardından, “Sıradan bir zarf içinde para vermek istemedim,” dedi fısıltıyla. Meğer her bir vazonun içine değerli bir takı gizlemişti. Bu vazoların benim sabrımı ve evime olan sadakatimi sınayan gizli birer “bereket” sembolü olduğuna inanıyordu. “Bu eviniz için,” derken aslında seramiği değil, içindeki mirası kastediyordu. Hediyelerin birer alay değil, zamanı gelince keşfedilecek hazineler olduğunu anlamamı beklemişti.
Reklamlar