Bir süre sonra ana yola ulaştı. Uzakta bir benzin istasyonunun ışıkları görünüyordu. Son gücüyle oraya yürüdü. İçeri girdiğinde görevli irkildi; gelinlik kalıntıları, çamur içindeki saçlar, korkuyla büyümüş gözler…
— Lütfen… polis… — diyebildi
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.sadece Saatler sonra bir polis merkezindeydi. Para çantası masanın üzerindeydi. Polisler defalarca soru sordu ama Buse’un anlatabileceği tek şey vardı: Kaçtım.
Ne kayınpederini ne de damadı suçladı. Çünkü içgüdüsü ona şunu söylüyordu: Konuşursa ölürdü.
O gece o evde olanlara dair ilk haber sabaha karşı düştü.
“Şehrin dışında lüks bir villada silahlı çatışma: 6 ölü.”
Damadının adı listede yoktu.
Kayınpederinin adı yoktu.
Ama ev tamamen yanmıştı.
Günler geçti. Buse gizli bir otele yerleştirildi. Polis “tanık koruma” kelimesini telaffuz ettiğinde bile içi rahatlamadı. Geceleri uyuyamıyor, her kapı sesinde irkiliyordu.
Bir hafta sonra otel odasının kapısının altından bir zarf bırakıldı.
Üzerinde sadece bir cümle vardı:
“Baban gibi hata yapmadım.”
Buse’un dizleri çözüldü.