Onunla ilk kez satın aldığı çiftlik arazisinde çalışırken tanışmıştım. Elimi kaynak makinesinde yaktığımda herkes benimle alay etmişti. Bana yardım eden tek kişi oydu. Daha sonra bana kitaplar verdi, tasarruf etmeyi, iş kurmayı ve küçük bir kasabanın sınırlarının ötesinde de bir hayat olduğunu anlattı. İlk kez biri bana gerçekten değer verdiğimi hissettirmişti.
Zamanla aramızdaki bağ güçlendi ve evlenmeye karar verdik.
Düğünümüz İzmir yakınlarında restore edilmiş tarihi bir kır konağında yapıldı. Her şey oldukça görkemliydi. Fakat dikkatimi çeken bir ayrıntı vardı. Etrafta çok sayıda koruma görevlisi bulunuyordu. Bunun nedenini sormadım. O gün sadece mutlu olmak istiyordum.
Gece odada yalnız kaldığımızda Elif Hanım masaya kalın bir zarf ve araç anahtarı bıraktı.
“Bunlar sana düğün hediyesi.” dedi.