Çünkü sana acıdığım için değil, seni gerçekten sevdiğim için bekledim. Beni geçmişim veya param için değil, olduğum kişi için sevmeni istedim. Eğer ilk gün kim olduğumu söyleseydim, bana karşı hissettiğin her şeyin gerçek olup olmadığını asla bilemeyecektim.”
Şahika uzun süre hiçbir şey söylemedi.
Sonra elini uzattı ve Selim’in yüzüne dokundu.
“Ben seni kim olduğun için sevdim,” dedi. “Dilenci olduğunu sandığım zaman da, şimdi başka biri olduğunu öğrendiğim zaman da.”
Selim’in gözleri doldu.Fakat hikâyenin en büyük sırrı henüz ortaya çıkmamıştı.
Selim, sandığın altından başka bir paket çıkardı.
“Bunu da sana vermem gerekiyor.”
Şahika paketi açtı.
İçinden eski bir evin anahtarı ve küçük bir mühür çıktı.
“Bunlar ne?”
“Annenin ailesinden kalan evin anahtarı.”
Şahika şaşkınlıkla ayağa kalktı.
“Benim mi?”
“Senin.”
Selim ona yıllardır neden arandığını da anlattı. Annesinin ailesi, Şahika’nın doğumundan sonra kızın babasının çocukla ilgilenmediğini fark etmişti. Ancak aile içindeki anlaşmazlıklar ve babanın baskısı nedeniyle Şahika’dan uzak tutulmuşlardı. Annesinin ölümünden sonra ise kimse onun nerede olduğunu öğrenememişti.
Selim’in yıllar boyunca yaptığı araştırmalar sonunda Şahika’nın izini bulması böyle olmuştu.
“Peki şimdi ne olacak?” diye sordu Şahika.
Selim gülümsedi.
“Şimdi ilk defa kendi hayatına kendin karar vereceksin.”Selim ona yıllardır neden arandığını da anlattı. Annesinin ailesi, Şahika’nın doğumundan sonra kızın babasının çocukla ilgilenmediğini fark etmişti. Ancak aile içindeki anlaşmazlıklar ve babanın baskısı nedeniyle Şahika’dan uzak tutulmuşlardı. Annesinin ölümünden sonra ise kimse onun nerede olduğunu öğrenememişti.
Selim’in yıllar boyunca yaptığı araştırmalar sonunda Şahika’nın izini bulması böyle olmuştu.
“Peki şimdi ne olacak?” diye sordu Şahika.
Selim gülümsedi.
“Şimdi ilk defa kendi hayatına kendin karar vereceksin.”
Ertesi sabah Şahika, yıllar sonra ilk kez babasının evine geri döndü.
Kapıyı babası açtı.
Şahika’nın sesini duyunca bir an sustu.
“Sen…”
“Evet. Ben.”
Babası kızının yüzüne baktı. Eskiden yaptığı gibi onu küçümseyen bir ifadeyle değil, bu kez şaşkınlıkla süzdü.
“Selim nerede?”
“Dışarıda.”
Babası sertçe güldü.
“Demek dilenci seni geri getirdi.”