Aysel Hanım derin bir nefes aldı. Gözlerinden süzülen yaşları silmeye bile çalışmadı.
“Çünkü o doğum lekesi sadece bir ben değil,” dedi kısık bir sesle. “O, yıllardır saklanan bir gerçeğin işareti.”
Kalbim deli gibi atıyordu.
“Ne demek istiyorsun?”
Yatağın kenarına oturdu, elleri titriyordu.
“Bundan otuz beş yıl önce annenin en yakın arkadaşı bendim. Aynı mahallede büyüdük, aynı sırları paylaştık. Hatta insanlar bizi kardeş sanırdı.”