Aysel Hanım'ın hastalığı hızla ilerledi.
Her hafta onu ziyaret ettim.
Bu kez bir eş olarak değil...
Yıllar sonra gerçek annesini bulmuş bir evlat olarak.
Son günlerinde elimi tuttu.
“Bana anne der misin?” diye fısıldadı.
İlk kez o kelimeyi söyledim.
“Anne...”
Yüzünde tarifsiz bir huzur belirdi.
Birkaç dakika sonra son nefesini verdi.
Cenazesinde hem beni büyüten annemin hem de beni dünyaya getiren annemin fotoğraflarını yan yana taşıdım.
O gün şunu öğrendim:
Bir insanı anne yapan yalnızca doğurmak değildir.
Bir insanı evlat yapan da yalnızca kan bağı değildir.