G-892JKVGF0C

Kendinden küçük biriyle aşk yaşayan kadınlara hep kızardım

Kapıyı açtığım anda karşımda iki polis memuru ile sivil giyimli bir kadın duruyordu. Daha ne olduğunu anlayamadan kadın gözlerini benim arkamdaki adama dikti ve titreyen bir sesle, "İşte burada!" diye bağırdı.

Arkamı döndüğümde yüzünün bembeyaz kesildiğini gördüm. Birkaç saniye önce bana kapıyı açmamam için yalvaran adam, pencereye doğru kaçacak yer arıyordu.

Polislerden biri kimliğini göstererek içeri girdi.

"Kimse kıpırdamasın."

Ben donup kalmıştım.

"Neler oluyor?" diyebildim sadece.

Kadın gözyaşlarını tutamıyordu.

"Ben onun nişanlısıyım."

O an kulaklarım uğuldamaya başladı.

Adam başını iki yana sallayarak, "Yalan söylüyor, sakın inanma." diye bağırdı.

Kadın çantasından telefonunu çıkardı. Birbiri ardına fotoğraflar göstermeye başladı. Aynı adam... Aynı gülüş... Parmaklarında yüzükler... Düğün hazırlıkları... Ailesiyle çekilmiş fotoğraflar...

Nefes alamıyordum.

Polislerden biri bana dönerek sakin olmamı istedi.

"Hanımefendi, yaklaşık altı aydır bu şahıs hakkında dolandırıcılık ihbarları alıyoruz."

Başım dönmeye başlamıştı.

"Nasıl yani?"

Memur derin bir nefes aldı.

"Farklı şehirlerde özellikle yalnız yaşayan, boşanmış veya dul kadınlarla ilişki kuruyor. Güvenlerini kazanıyor. Evlilik vaat ediyor. Daha sonra para alıyor veya almaya çalışıyor."

Sanki biri mideme yumruk atmıştı.

Ben bugüne kadar ödediğim bütün yemekleri, tatilleri, kıyafetleri düşündüm.

Arabasının bakımını bile birkaç kez ben yaptırmıştım.

Telefonunu değiştirdiğinde yeni telefonunu da ben almıştım.

Ama bunların hiçbirini bana zorla yaptırmamıştı.

Ben isteyerek yapmıştım.

Çünkü sevildiğime inanmıştım.

Kadın konuşmaya devam etti.

"Benden de yüz binlerce lira aldı. Düğün hazırlığı yapıyoruz diye."

Polisler adamın telefonunu incelemeye başladı.

Telefon kilitlenince başka bir cihaz çıkardılar.

Meğer cebinde ikinci bir telefon daha varmış.
Reklamlar