G-892JKVGF0C

55 yaşında kocamdan ayrıldım genç bir adam evime gelip dom... Devamını oku

Döndüğümde otuzlarının ortalarında olduğunu tahmin ettiğim uzun boylu, koyu saçlı bir adam gördüm.

“Gerek yok,” dedim.

Gülümsedi.

“Bunu söyleyen herkesin iki elinde de poşet oluyor nedense.”

İstemeden güldüm.

Poşetlerden ikisini aldı.

Aynı apartmanda, iki kat üstümde oturduğunu o gün öğrendim.

Kerem otuz altı yaşındaydı.

Mimardı.

Bekârdı.

Ve rahatsız edici derecede rahat bir adamdı.

Birkaç gün sonra asansörde karşılaştık.

“Yeni hayata alışabildiniz mi?” diye sordu.

Şaşırdım.

“Yeni hayat olduğunu nereden çıkardın?”

Elindeki kahveyi kaldırdı.

“Yeni taşınan insanların iki türü vardır. Ya çok heyecanlıdırlar ya da sürekli düşünceli görünürler. Siz ikincisisiniz.”

Bu defa gülmedim.

Ama sözleri aklımda kaldı.

Sonraki haftalarda sık sık karşılaşmaya başladık.

Bazen asansörde.

Bazen markette.

Bazen apartmanın önünde.

Kerem hiçbir zaman haddini aşmıyordu ama bana kadın olduğumu hatırlatan bir bakışı vardı.

Bu, yıllardır unutmuş olduğum bir histi.

Bir akşam kapım çaldı.
Reklamlar