G-892JKVGF0C

55 yaşında kocamdan ayrıldım genç bir adam evime gelip dom... Devamını oku

Kerem elini belime koyduğunda içim ürperdi.

Ben de ellerimi omuzlarına koydum.

Bir an için elli beş yaşında değildim.

Otuz değildim.

Yirmi değildim.

Sadece bendim.

Sonra geri çekildim.

Kerem hemen durdu.

“İyi misin?”

“Evet.”

“Neden durdun?”

Gözlerimi yere indirdim.

“Çünkü korkuyorum.”

“Neden?”

“Bunun bir heves olmasından.”

Kerem cevap vermedi.

Ertesi sabah kahvaltıda konuyu yeniden açtı.

“Benden hayatını değiştirmemi istemeni beklemiyorum,” dedim.

“Ben de senden gençleşmeni istemiyorum.”

Başımı kaldırdım.

Kerem devam etti.

“Ben senden yalnızca kendin olmanı istiyorum. Gerisini zaman gösterir.”

Üç gün sonra eve döndüğümüzde ilişkimizin ne olacağını bilmiyorduk.

Ama bir şeyi biliyordum.

Kerem bana gençliğimi geri vermemişti.

Daha önemlisini yapmıştı.

Yaşımın, kadınlığımın bittiği anlamına gelmediğini hatırlatmıştı.

Aylar sonra hâlâ birlikteydik.

Bazen insanlar bize baktığında yaş farkımızı düşündüklerini anlayabiliyordum.

Eskiden utanırdım.

Artık umursamıyordum.

Çünkü elli beş yaşında öğrendiğim en büyük gerçek şuydu:

Bir hayatın yeniden başlaması için genç olmak gerekmiyordu.

Bazen yalnızca yıllardır kapalı tuttuğun bir kapıyı açacak kadar cesur olmak yetiyordu.

Ve Kerem bana o kapının anahtarını vermemişti.

Sadece anahtarın başından beri benim elimde olduğunu göstermişti.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz
Reklamlar