BABA! BURADA SEN VARSIN!” Dizlerimin bağı çözüldü. Efe, yıkılmak üzere olan bir mezar taşının önünde çömelmişti. Yanına koştum. Taşın üzerindeki seramik fotoğrafı görünce nefesim kesildi. Fotoğraftaki çocuk bendim. Soluk sarı gömlek. Kocaman gözler. Beş ya da altı yaşında hâlim. Altında yazan tarih: 29 Ocak 1984. Doğum günüm. Bu kadar tesadüf olamazdı. Ama asıl darbeyi bir alt satır vurdu. Ölüm: 3 Şubat 1990 Elim titredi. O tarihte altı yaşındaydım. Ve… hayattaydım. “Bu bir şaka,” dedim ama sesim kendime bile inandırıcı gelmedi. Zeynep kolumu çekti. “Emre, lütfen gidelim.” Ama gözlerim taşın arkasındaki küçük metal plakaya takıldı.