Hemen bir taksi çağırdım ve eve gittim. Eve girdiğimde, ev bana yanlış geliyordu, sanki benim bilmediğim bir şeyi biliyordu. Küçük bir çanta hazırladım — kıyafet, tuvalet malzemeleri, telefon şarjı — daha çok içgüdüyle, düşünerek değil. Mert saatlerce anestezi altında olacaktı. Başka bir taksi çağırmak istemiyordum. Arabam hâlâ servisteydi, bu yüzden Mert’in arabası kullanabileceğim tek araçtı. Kapının yanındaki tezgaha gittim, anahtarlarını her zaman oraya bırakırdı. Ama yoktu. Mutfakta, ceketinde, lavabonun yanındaki çekmecede baktım. Mert’in araba anahtarlarını hiçbir yerde bulamadım. Başka bir taksi çağırmak istemiyordum. Mutfakta iki kez, sonra üçüncü kez baktım, sinirim keskinleşiyordu. “Onları nereye koydun?”