G-892JKVGF0C

Ultrason Fotoğrafıyla Eve Döndüğümde, Kocam Pantolonunu Giyiyord

Aralıktan krem renkli montumun kolunu sımsıkı tutan bir el gördüm.

Parmağındaki pırlanta yüzüğü tanımam mümkündü.

İki gün önce bebek odasını konuşmak için buluştuğumuz öğle yemeğinde kullandığı parfümün kokusu hâlâ odadaydı.

İkisi de onu gördüğümü bilmiyordu.

Mert önümde durarak dolabı kapatmaya çalıştı.

“Kontrol nasıl geçti?” diye sordu.

Sabah kızımızın ultrasonunu çektirmiştim.

İlk kez burnunun küçücük hatlarını seçebilmiştim.

Mert çok meşgul olduğunu söyleyerek gelememişti.

Artık neden gelemediğini biliyordum.

“Bebeğimiz iyi mi?” diye sordu.

Dolabın arkasındaki Zeynep nefesini bile tutmuştu.

“İyi.” dedim.

Sesim titriyordu.

Mert bunu hamilelik heyecanı sandı.

Dolaba doğru bir adım attım.

İçimdeki her şey kapağı açıp ikisini de karşıma çıkarmak istiyordu.

Ama sonra yatağın üzerindeki telefonu fark ettim.

Mert’in telefonu yataktaydı.

Zeynep’in telefonu ise büyük ihtimalle yanındaydı.

Eğer şimdi onları yakalarsam, birkaç dakika içinde bütün mesajlarını silecek, ortak bir hikâye uyduracak ve beni suçlamaya çalışacaklardı.

Şu an sahip olduğum tek avantaj, hiçbir şey bilmediğimi sanmalarıydı.

Karnımı tuttum.

“Başım dönüyor.” dedim. “Bana biraz su getirir misin?”

Mert’in yüzünde rahatlama belirdi.

Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.
Reklamlar