UÇAKTA 5 AYLIK BEBEĞİMİ EMZİRİRKEN YANIMDAKİ KADIN BANA, “UTANMALISIN! GİT TUVALETE KAPAN!” DİYE BAĞIRDI — AMA 8 YAŞINDAKİ KIZIM ONA HİÇ BEKLEMEDİĞİ BİR DERS VERDİ.
Bir ay önce eşim Cenk’i toprağa verdim. Öyle kötü durumdaydım ki annem, biraz olsun yaşadığım kâbustan uzaklaşmam için çocuklarla birlikte bir süre onun yanında kalmamızı teklif edince kabul ettim.
Uçak tamamen doluydu, bu yüzden 8 yaşındaki kızım Melis, benim bir sıra arkamda oturmak zorunda kaldı.
Ben ise 5 aylık oğlum Poyraz’ı kucağıma alıp yanımdaki koltuğa oturan bir kadınla yolculuk etmeye başladım.
Kadın daha uçak havalanmadan huzursuz ve sinirli görünüyordu.
Gözlerini devirerek bana dönüp şöyle dedi:
“Eğer bebeğiniz BAĞIRMAYA başlarsa ben burada oturup onu dinlemem. BAŞTAN SÖYLÜYORUM! Bir şekilde susturmak zorundasınız.”
İlk başta cevap vermedim. Zaten Poyraz da kucağımda huzur içinde uyuyordu.
Ama birkaç saat sonra ağlamaya başladı.
Hemen salladım, emziğini verdim, sakinleştirmeye çalıştım ama hiçbir şey işe yaramadı. Acıkmıştı.
Ben de emzirme örtümü üzerime alıp oğlumu beslemeye başladım.
Tam o sırada yanımdaki kadın yüksek sesle oflayarak:
“AMAN TANRIM! Bu koltuğa başkasının bebeğinin çığlıklarını dinlemek için para vermedim. Şimdi bir de onu emzirmenizi mi izlemek zorundayım? NE KADAR AYIP!” dedi.
Utançtan yüzüm kızardı ama sakin kalmaya çalışarak:
“Özür dilerim. Sadece bebeğimi beslemem gerekiyor. Karnı aç…” dedim.
Kadın yine gözlerini devirdi.
“Böyle küçük bebeği olan insanlar evlerinde oturmalı. Kendi çocuğunu bile sakinleştiremiyorsan nasıl annesin sen?”
Artık çevremizdeki herkes bize bakıyordu çünkü kadın neredeyse bütün kabinin duyacağı kadar yüksek sesle konuşuyordu.
Bir kez daha özür diledim ve altı saatlik uçuş boyunca bebeğimi aç bırakamayacağımı, beslenmesini bitirmem gerektiğini söyledim.
Kadın öfkeyle nefesini çekip:
“O zaman git TUVALETE KAPAN ve orada emzir! Ben neden burada oturup bunu görmek zorundayım? Biraz UTAN!” diye bağırdı.
Ne söyleyeceğimi bilemeden dona kaldığım sırada Melis yanımıza geldi.
“Anne, istersen benim koltuğuma geç. Ben bu hanımın yanında otururum, böylece rahatsız olmaz,” dedi.
O an kızımın sadece bana yardımcı olmak istediğini düşündüm ve kabul ettim.
Yer değiştirdik.
Ben Melis’in koltuğuna oturup Poyraz’ı beslemeye devam ederken bir süre sonra arkadan hafif konuşma sesleri duydum.
Başımı çevirdiğimde Melis’in tabletini açıp yanındaki kadına BİR ŞEY gösterdiğini gördüm.
Kadının yüzündeki ifade saniyeler içinde değişti.
Önce gözleri büyüdü.
Sonra yüzü bembeyaz oldu.
Bir anda çığlık atarak ayağa fırladı ve aceleyle koltuğundan uzaklaştı.
Kabindeki herkes dönüp onlara bakarken ben de şaşkınlıkla ayağa kalktım.
Melis ise tabletini sessizce kapattı ve bana baktı.
O an 8 yaşındaki kızımın o kadına ne gösterdiğini bilmiyordum.
Ama birkaç dakika sonra uçuş görevlisi yanımıza gelip Melis’in tabletinde gördüğü şeyi bana anlattığında, kızımın neden bütün yol boyunca tek kelime etmeden beklediğini sonunda anladım… Tamamı ilk yorumda...