G-892JKVGF0C

Ölümcül hastalığa yakalanan kızımın son dileğini yerine getirmek için onu denizle buluşturdum.

Tedavisi olmayan hastalığa yakalanan kızımın son arzusunu gerçekleştirmek için onu denizle tanıştırdım. Ama o gece otel müdürü kapımıza gelip, "BU YOLCULUK SANDIĞINIZ GİBİ DEĞİL," dedi.

6 yaşındaki kızım Elif'e ileri evre kanser teşhisi konmuştu. Bekar bir anne olarak onun için tek başıma mücadele ediyordum.

Doktorun söyledikleri hâlâ kulaklarımda yankılanıyordu:

"Maalesef hastalığı durdurabilecek bir tedavi yok. Yapabileceklerimiz yalnızca biraz zaman kazandırabilir."

O an içimdeki bütün umutlar sarsıldı. Ama yine de kızımın yanında güçlü durmaya çalıştım.

Tedaviden tedaviye koştuk, her fırsatta Allah'a dua ettim ve mucize bekledim.

Bu süreçte en büyük desteğimiz babamdı. Elif dedesinin anlattığı masallarla moral buluyordu.

Özellikle denizi anlatan hikâyeleri dinlemekten hiç sıkılmazdı.

Bazen aynı masalı birkaç kez dinler, kendini sahilde yürürken hayal ederdi.

Bir gün dedesine sarılıp usulca şöyle dedi:

"Dede... Hayatımda bir kez olsun denizi görmek istiyorum."

Paramız çok azdı. Ama kızımın bu isteğini geri çeviremezdim.

Babam bütün birikimini bana vererek destek oldu.

"Elif'in bu hayalini mutlaka gerçekleştir." dedi.

Doktorumuz yolculuğa onay verince hemen hazırlıklara başladık.

Denizi ilk gördüğü an Elif'in yüzündeki mutluluk her şeye değerdi. Dalgaların peşinden koşuyor, kahkahaları sahili dolduruyordu.

Akşam üzeri odamıza döndüğümüzde kapımız çaldı.

Kapıda otelin müdürü vardı.

Elinde özenle paketlenmiş bir kutu taşıyordu.

Kutuyu uzatıp, "Hanımefendi, bu yolculukla ilgili size söylenmeyen bir gerçek var. Bunu bizzat size teslim etmem istendi." dedi.

Elif şaşkın gözlerle bana bakıyordu.

Kutuyu açtığım anda ne diyeceğimi bilemedim.

Ancak beni asıl dehşete düşüren şey, kutunun içindeki hediye değil, kartta yazan gönderenin ismiydi…Sonrasını yorumlarda anlattım ⬇️
Reklamlar