Anne…” diye tekrar etti.
Eşim ağlıyordu. O an, 15 yılın acısı tek bir anın içine sığmıştı.
Sonradan öğrendik ki, küçükken kaçırılmış. Onu bulan kişiler kimliksiz şekilde büyütmüş. Bir süre sonra yetkililere teslim edilmiş ama geçmişi asla bulunamamış. Hafızasının büyük kısmı kaybolmuş.
Ama bazı şeyler… silinmemişti.
Rüyalarındaki kadın bendim. İçindeki boşluk… bizim yerimizdi.
O gün eve dönmedik. Çünkü artık ev dediğimiz yer değişmişti. Artık eksik değildik.
Berk… ya da Emir… kim olursa olsun, sonunda bize geri dönmüştü.
Ve ben o gün şunu anladım:
Bir anne bazen hiçbir kanıt olmadan da gerçeği bilir.