Hatta bir gün hastalanıp ayakta durmakta zorlandığı hâlde Luka’yı kucağına sıkıca bastırarak banyoyu yine kendisinin yaptıracağını söyledi. Emel’in sesi kontrolcü değil, korkmuş gibi geliyordu.
Nermin Hanım artık soru sormamaya karar verdi. Gelininin suyla veya geçmişte yaşadığı bir olayla ilgili kötü bir hatırası olabileceğini düşündü ve sınırlarını ihlal etmek istemediAylar sonra Nihat ile Emel, Luka’yı da alarak Nermin Hanım’ın İstanbul’daki evine akşam yemeğine geldiler. Emel son derece bitkin görünüyordu. Yemeğin ardından kanepede uyuyakaldı.Nihat bebeği annesine uzattı.Anne, bu gece Luka’yı sen yıkar mısın? Emel biraz dinlensin,” dedi.
Nermin Hanım torununu üst kata çıkardı ve küçük küveti hazırladı. Luka soyunurken neşeyle gülüyordu. Ancak gömleğini çıkardığında kürek kemiklerinin arasında su geçirmeyen bir yara bandı gördü.
Altında küçük bir çizik olduğunu düşünerek bandı dikkatlice kaldırdı.
Fakat ortada herhangi bir yara yoktu.Bandın altında koyu renkli, hilal biçiminde belirgin bir doğum lekesi vardı.
Nermin Hanım’ın elleri titremeye başladı. Oğlu Nihat’ın böyle bir izi yoktu. Fakat yıllar önce hayatını kaybeden büyük oğlu Adnan, çocukluğundan beri sırtının aynı yerinde, aynı şekle sahip bir doğum lekesi taşıyordu.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.