G-892JKVGF0C

Kerem ile ikiz bebek beklediğimizi öğrendiğimizde ikimiz de havalara uçmuştuk.

Kerem ile ikiz bebek beklediğimizi öğrendiğimizde ikimiz de havalara uçmuştuk.

Fakat hamileliğim ilerledikçe işler benim için giderek ağırlaşmaya başladı. Doktorum, ikizlerin sezaryenle doğacağını söyledi ve ameliyat tarihini kesin olarak belirledi.

Üstelik doğumdan sonra bir süre günlük işlerimi bile tek başıma yapmakta zorlanabileceğimi söyledi. Bu yüzden Kerem’in doğumdan sonra bana ve bebeklere yardımcı olması gerekiyordu.

Tam da bu nedenle, onun bir sonraki sözleri karşısında adeta donup kaldım:

“Arkadaşlarla birkaç günlüğüne sahile gitmeye karar verdik. Bebekler gelmeden önce son bir kez rahatlamak istiyorum.”

Ona inanamayarak baktım.

“Kerem, sezaryenime birkaç gün kaldı! Yürümekte bile zorlanıyorum. Beni şimdi nasıl yalnız bırakabilirsin?”

dedim.

Fakat o yalnızca:

“Abartıyorsun. Birkaç gün sonra geri dönerim. Hem doğuma yetişirim. Bebekler geldikten sonra zaten uzun süre hiçbir yere gidemeyeceğim.”

dedi.

Ne kadar korktuğumu ve yardıma ihtiyacım olduğunu anlatmaya çalıştım.

Ama hiçbir şey onu kararından döndürmedi.

Benim yalvarışlarımı geride bırakıp tatile gitti.

Annem hemen yanıma geldi. Evde bana yardım etti ve hastaneye gideceğim güne kadar yanımdan ayrılmadı.

Sonunda ameliyat günü geldi.

Ben hastanede ikiz kızlarımı dünyaya getirirken Kerem deniz kenarında tatil yapıyordu.

Telefonundan paylaştığı fotoğraflarda son derece mutluydu.

Ve tahmin ettiğiniz gibi, DOĞUMDA YANIMDA YOKTU.

İki güzel kızımızı kucağıma aldım.

Hastaneden çıktığımda Kerem’in tatilinin sona ermiş olması gerekiyordu.

Ama ona hiçbir şey söylemedim.

Çünkü artık konuşarak bir şey değiştiremeyeceğimi anlamıştım.

Bunun yerine, eve döneceği gün hayatındaki en beklenmedik kişiyi evimize davet ettim.

Kerem kapıyı açıp içeri girdiğinde her şey normal görünüyordu.

Ta ki salona bakana kadar…

Karşısındaki kişiyi gördüğü anda olduğu yerde kaldı.

Valizi elinden düştü.

Yüzündeki şaşkınlık birkaç saniye içinde paniğe dönüştü.

Ve titreyen bir sesle:

“Hayır… Sen OLAMAZSIN!”

diye bağırdı.

Ben ise o anda Kerem’in neden bu kadar korktuğunu çok iyi biliyordum.. Tamamı yorumda...
Reklamlar