G-892JKVGF0C

İş İnsanı Azerbaycan Yolculuğunu

Ancak şüphe, zihne bir kez düştüğünde her şeyi değiştiren sinsi bir zehirdir. Kızlarının son zamanlarda neden bu kadar içine kapandığını öğrenmek isteyen Cihangir, Bakü seyahati yalanını ortaya atarak kendi evine bu tuzağı kurmuştu.

Malikanenin alt katındaki karanlık izleme odasında, onlarca yüksek çözünürlüklü ekran evin her köşesini canlı olarak gösteriyordu. Cihangir deri koltuğuna oturup gözlerini ekranlara dikti.

İlk dakikalarda her şey normal görünüyordu. Gülseren mutfakta tezgahı siliyor, kızlar meyve sularını içiyordu. Ancak dış kapının kapanıp dış personelin uzaklaşmasıyla birlikte, salona giren Sibel’in yüzündeki o zarif maske aniden düştü.Sibel, salonda sakince resim çizen 9 yaşındaki Leyla ve elinde oyuncak ayısıyla oturan küçük Derin’e doğru sert adımlarla yürüdü. “Size salonda böyle hantal gibi yayılmamanızı kaç defa söyleyeceğim ben?” diye gürledi.

Çocuklar sıradan bir şaşkınlık yaşamadı; adeta korkudan donakaldılar. Derin’in dudakları titremeye başladı. Sibel, küçük kızın elindeki oyuncak ayıyı acımasızca çekip alarak odanın diğer ucundaki yüksek koltuğa fırlattı.

Daha Sibel tek bir kelime bile edemeden, mutfaktan çıkan bakıcı Gülseren hızla salona girdi. Kendi konumunu veya işini kaybetmeyi hiç düşünmeden, bedenini Sibel ile iki küçük kızın arasına adeta bir siper gibi koydu.Sibel Hanım,” dedi Gülseren saygılı ama kararlı bir sesle. “Çocuklar sadece öğretmenlerini beklerken sakınca resim yapıyorlardı.”

Sibel öfkeyle Gülseren’in üzerine yürüdü: “Sana fikrini soran oldu mu? Haddini bil! Cihangir ile evlendiğim gün seni bu evden sokağa atacağım!”

Gülseren geri adım atmadı. Sibel, kendisini engelleyen Gülseren’e öfkelenip küçük Derin’in kolunu sertçe kavramaya çalışınca, Gülseren kolunu araya koyarak küçük kızı korudu. Sibel çıldırmış gibi telefonuna sarıldı: “Şimdi polisi arıyorum! Cihangir’e bana saldırdığını ve kasayı soyarken seni yakaladığımı söyleyeceğim!”

İzleme odasında oturan Cihangir’in parmak boğumları sıkmaktan bembeyaz kesilmişti. Bütün o kayıp eşya hikayelerinin, kışkırtma yalanlarının tek bir amacı vardı: Çocukları yalnızlaştırıp evde tam bir korku imparatorluğu kurmak.
Reklamlar