G-892JKVGF0C

Her gün bir kadın 60 kilo et satın alıyordu…

Nermin bunu görünce uzun süre tabelaya baktı. Sonra sessizce ağladı.

Aylar geçti. Binanın çevresi temizlendi, hayvanlar tek tek tedavi edildi ve çoğu yeni yuvalarına kavuştu. Fakat Nermin her sabah yine erkenden kalkıyor, kasabın önüne gidiyordu.Bir gün Selçuk ona, “Artık altmış kilo et almana gerek yok,” dedi gülümseyerek. “Köyün yarısı sana yardım ediyor.”

Nermin de ilk kez içtenlikle gülümsedi.

“Biliyorum,” dedi. “Ama bugün biraz fazla alacağım.”

“Neden?”

Kadın başını köyün dışındaki tepeye çevirdi.Çünkü orada hâlâ aç olanlar var.”

Selçuk onun ne demek istediğini anlayıp başını salladı.

O gün Nermin, oğlunun mezarına gitti. Yanında birkaç parça et ve eski bir battaniye vardı. Mezarı başında uzun süre sessizce oturdu.

“Senin yaptığını sürdürebildim,” diye fısıldadı. “Ama artık bunu yalnız yapmıyorum.”

Tam kalkacakken yanına küçük, beyaz bir köpek geldi. Nermin eğilip onu sevdi. Köpek kuyruğunu sallayıp kadının peşine takıldı.

Nermin gözyaşlarının arasından gülümsedi.
Reklamlar