G-892JKVGF0C

Her gün bir kadın 60 kilo et satın alıyordu…

Nermin gözlerini kapattı.

“İki gün önce bir köpek yaralı halde geldi. Bacağında derin bir yara vardı. Onu tedavi etmeye çalışırken kan her yere bulaştı. Ben de korktum. Çünkü birkaç gündür buraya gelen biri olduğunu fark etmiştim.”

“Biri mi?”Evet.”

Nermin, odanın arka tarafındaki küçük pencereyi gösterdi.

“Geceleri buraya gelip köpekleri çalmaya çalışıyordu. Üç gece önce onu gördüm. Peşinden koşunca kaçtı. O yüzden sürekli arkamı kolluyordum.”

Polisler hemen çevreyi kontrol etmeye başladı. Birkaç dakika sonra dışarıdan gelen memurun sesi duyuldu.

“Burada ayak izleri var!”Ayak izleri binanın arkasından ormana doğru gidiyordu. Polisler izleri takip etti ancak kimseyi bulamadı. Fakat ertesi gün köyde beklenmedik bir gelişme yaşandı.

Nermin'in yıllardır konuşmadığı komşusu kapısına geldi. Yanında iki büyük çuval mama vardı.

“Bunlar benim,” dedi kadın. “Yıllardır evimde duruyordu. Artık ihtiyacım yok. Eğer kabul ederseniz...”

Nermin şaşkınlıkla ona baktı.

“Sen biliyor muydun?”

Kadın başını eğdi.Bir şeyler olduğunu tahmin ediyordum. Ama korktum. İnsanlar senin hakkında kötü konuşurken ben de sustum. Meğer utanması gereken kişi sen değil, bizmişiz.”

Bu sözlerden sonra köyde bir şey değişmeye başladı.

Ertesi hafta insanlar binaya yiyecek getirmeye başladı. Kimi eski battaniye, kimi ilaç, kimi de gönüllü olarak yardım teklif etti. Selçuk ise dükkânının önüne küçük bir tabela astı:

“Yaralı hayvanlar için et almak isteyenlerden ücret alınmaz.”
Reklamlar