Arif Bey’in elindeki bardağa baktım. Bardağın iç kenarında tam çözünmemiş beyaz bir toz halkası vardı. Şeker olmadığını anladım. Paniklemek yerine sakince, “Teşekkür ederim, masaya bırakın, birazdan içerim,” dedim.
“Hayır,” dedi adımlarını üzerime doğru atarak. “Şimdi, gözümün önünde içeceksin.”
Tam bardağı dudaklarıma doğru götürdüğüm sırada dış kapı büyük bir gürültüyle kapandı. Görümcem Cansu alkollü bir şekilde eve dönmüştü. Arif Bey’in yüzü sarardı, “Sonra görüşürüz,” diye mırıldanarak hızla uzaklaştı.
Üsteki Resimden Diğer Sayfaya Geçiş Yaparak Haberin Devamını Okuyabilirsiniz.