Gözyaşlarımı artık tutamıyordum.
Miras dediği şey para değildi.
Çantanın en altında küçük bir anahtar vardı.
Avukat ertesi gün beni eski bir bankaya götürdü.
Kasayı açtığımızda içinden tomar tomar para çıkmadı.
Bunun yerine, rahmetli babamın yıllar boyunca tuttuğu günlükler, aile fotoğrafları, annemle birbirlerine yazdıkları mektuplar ve bana doğduğum gün alınmış küçücük örgü bir battaniye vardı.
İlk kez çocukluğuma ait gerçek bir hatıraya dokunuyordum.