Belgeleri inceler incelemez ödemeleri durdurmuş, sahte imzaları polise bildirmiştim. Annemin istediği para da denetçilerin şüpheli bulduğu kredinin ilk ödemesiydi.
Babam paniğe kapıldıkça daha fazla hata yaptı. Mert’i tehdit etti, tanıkları susturmaya çalıştı ve şirketi yurt dışındaki paravan bir kuruluşa devretmeye kalktı. Her girişimi yeni bir suça dönüştü.
İki hafta sonra hastane odama avukatıyla geldi. Kaygan zeminde kendi isteğimle düştüğümü belirten bir ifade imzalamamı istedi.
Ben ise önüne mahkeme kararını bıraktım.
“Bu nedir?” diye sordu.
“Şirketine kayyum atanmasına ilişkin karar,” dedim.Dosyayı eline almaya çalışırken parmaklarının titrediğini gördüm. Çocukluğum boyunca korktuğum adam ilk kez bu kadar çaresiz görünüyordu.
Dava, Elif yoğun bakımdan çıktıktan altı hafta sonra başladı. Mahkemede güvenlik görüntüleri izlendi. Annemin bana vurduğu, Bahar’ın güldüğü ve babamın kimsenin yardım etmemesini istediği açıkça duyuldu.
Ardından mesaj kayıtları okundu. Annem, “Parayı bugün al. Gerekirse korkut,” yazmıştı. Bahar ise gülme işareti göndererek, “Baskı görünce her zaman pes eder,” diye cevap vermişti.