G-892JKVGF0C

Annem Beni Hamileyken

*İkiz kız kardeşimle ben sekiz aylık hamileydik. Onun bebek partisinde, öz annem bebeğim için biriktirdiğim 18.000 doları kendisine vermemi istedi. Reddettiğimde bana bencil dedi ve karnıma sert bir yumruk attı. Suyum anında geldi, acıdan bayıldım ve geriye doğru havuza düştüm. Babam ise yalnızca, “Onu orada bırakın da dersini alsın,” dedi. Kız kardeşim de güldü.*

Yumruk o kadar aniden geldi ki her şey olup bitene kadar hiç kimse tepki veremedi. Bir an, doğmamış kızım için biriktirdiğim on sekiz bin doları koruyarak orada duruyordum. Bir sonraki anda ise babam sakin bir şekilde herkese beni orada bırakmalarını söylerken geriye doğru yüzme havuzuna düşüyordum.

İkiz kız kardeşim *Bahar*, uçuşan beyaz hamile elbisesiyle pastel renkli balonlardan yapılmış bir kemerin altında duruyordu. Bir eli karnının üzerindeyken diğer eliyle gülümsemesini kapatıyordu.

“Belki bu, sonunda ona paylaşmayı öğretir,” dedi gülerek.

Su başımın üzerinde kapandı.

Karnımda şiddetli bir ağrı patladı. Nefes almaya çalışırken klorlu su ağzıma doldu. Suyun üzerinde müzik çalmaya devam ediyordu çünkü hiç kimse müziği kapatmayı bile düşünmemişti. Havuza yayılan kan yalnızca küçük bir rahatsızlıkmış gibi annemin hâlâ, “Bebek partisini mahvetme!” diye bağırdığını duyabiliyordum.

Sonra biri suya atladı.

Siyah servis üniforması giymiş bir adam hiç tereddüt etmeden havuza daldı.

Adı *Mert*’ti ve ziyafet müdürüydü.

Başka bir çalışan acil yardım hattını ararken beni havuzun merdivenlerine doğru çekti. Suyum çoktan gelmişti. Görüşüm kararıyordu. En kötüsü de artık bebeğimin hareket ettiğini hissedemiyordum.

Babam bana büyük bir tiksintiyle yukarıdan baktı.

“Parayı annene verseydin.”

Sırılsıklam saçlarımın arasından ve neredeyse bilincimi kaybetmiş halde ona baktım.

“Bunu siz seçtiniz,” diye fısıldadım.

Hastanede doktorlar beni acil ameliyata aldı.

Kızım *Elif*, küçücük bedeni maviye çalan bir halde sessizce dünyaya geldi. Bitmek bilmeyen yirmi saniyenin ardından sonunda ağladı.

Ben de ağladım.

Çok erken doğmuştu. Darbenin etkisiyle vücudunda morluklar oluşmuştu ve hemen yoğun bakıma alındı. Ben ise ciddi iç kanama ve plasenta ayrılması yaşamıştım. Daha sonra cerrah sessizce, suda yalnızca birkaç dakika daha kalsaydım ikimizin de hayatta kalamayacağını söyledi.

Bir hemşire, kaybolmadan önce karnımdaki bütün morlukların dikkatlice fotoğrafını çekti. Ayrıca sırılsıklam elbisemi bir delil torbasının içine koyarak mühürledi.

Bana, delilleri korumaya kimse yanaşmadan önce şiddeti affeden çok fazla kadın gördüğünü söyledi.

O anda onun şefkati, kendi annemden hayatım boyunca gördüğüm her şeyden daha fazla annelik gibi hissettirdi.

Annem de babam da beni görmeye gelmedi.

Aynı akşam Bahar, bebek partisinden fotoğraflar yükledi.

Yüzme havuzunu özellikle fotoğrafların dışında bıraktı ve paylaşımın altına, “Mükemmel bebeğimiz için mükemmel bir kutlama,” yazdı.

Her zaman sessiz kaldığım için güçsüz olduğumu düşünüyorlardı.

Sessizliği teslimiyetle karıştırıyorlardı.

Hiçbirinin farkında olmadığı şey, son altı yıldır bankalar ve savcılarla birlikte mali dolandırıcılıkları araştıran bir adli muhasebeci olarak çalıştığımdı.

Üç hafta önce annemin iki ayrı kredi başvurusunda imzamı taklit ettiğine dair kanıtlar bulmuştum. Babam şirketin büyük borçlarını gizlemiş, Bahar ise lüks evini finanse etmek için büyükannemizin aile fonunu gizlice teminat olarak kullanmıştı.

O on sekiz bin dolar yalnızca bir birikim hesabı değildi.

Çalmayı başaramadıkları tek hesaptı.

Elif kuvözün içinde yaşam mücadelesi verirken hastane yatağımda uzanarak telefonumu elime aldım ve daha önce üç büyük mali suç soruşturmasında yardımcı olduğum *Komiser Selin Aydın’ı* aradım.

“Hazırım,” dedim.

“Saldırı için mi?” diye sordu.

“Hepsi için.”

*Devamı yorumlarda... ��*
Reklamlar