Thomas bu hikayeyi dinlerken gözlerini benden hiç ayırmadı. Bakışlarında, o an anlamlandıramadığım kadar derin, titrek bir keder ve şefkat vardı. Gecenin sonunda kafeden çıkarken, bana şefkatle gülümsedi ve "Yarın sabah saat dokuzda, Pera Palas'ın lobisinde kahvaltı edelim," dedi. "Sana anlatmam gereken, kelimelere sığmayan bir hikayem var." Ertesi sabah, içimde tuhaf bir heyecan ve merakla otele gittim. Hayatıma bir akşamüstü tesadüfüyle giren bu zarif adamın bana ne anlatacağını deli gibi merak ediyordum devamı icin sonrki syfaya gecinz.